Uyku Nedir? Uyumadan Yaşamak

Günlük hayatta doğal olarak yerini alan uyku, insan ömrünün yaklaşık 1/3 ünü oluşturur. Sağlık açısından yemek, içmek kadar önemlidir. Tam anlamıyla şuursuzluk değildir, kişinin kolaylıkla uyandırılabildiği, değiştirilmiş bilinç halidir. Bu süreçte vücudun dinlenmesi ve gün boyu yorulan ve yıpranan sinir sisteminin onarılması, biriken toksik maddelerin atılması , gün içinde edinilen bilgilerin ayıklanıp depolanması sağlanır. Uyku, " dış uyaranlara açık ve insanın yaşamı ile ilgili işlevsel bir süreç" olarak tanımlanabilir.

Uyku anında kalp atımları azalır. Tansiyon düşer. Solunum sayısı azalır. Vücut sıcaklığı düşer. İç organların çalışması azalır. Bedensel ve ruhsal yorgunluklar giderilir, yeniden enerjik hale gelinir. Tüm canlılar günlük işlevlerini gerçekleştirebilmek için uykuya ihtiyaç duyarlar.

Vücudun büyümesi, gelişmesi ve aktivitelerinin düzenlenmesinde önemli olan hormonların çoğu özellikle gece uyku sırasında salgılanır. Bu nedenle uykunun belirtilen düzende ve yeterli sürede olması, derin uyku ve yüzeysel uyku dönemlerinin gece boyunca tekrarlaması büyüme, gelişme ve sağlıklı olma açısından önemlidir.
Her ne kadar bilim ve teknoloji uykuyu açıklamak yolunda hızla ilerlemiş olsa da halen açıklanamamış sorular, sırlar vardır.

Uyumadan Yaşamak Mümkün mü?   Rüya görmek gerekli mi?

Uyku, yemek yemek, su içmek, nefes almak gibi organizma için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Aç ve susuz yaşamak nasıl mümkün değilse, uyumadan da yaşamak mümkün değildir.

İnsanlar uzun süre uykusuz bırakıldıklarında istem dışı olarak çok kısa sürelerle uykuya dalmaktadırlar. Uykusuz  bırakılanlarda yapılan beyin EEG çalışmalarında; uyanıklıktaki beyin aktivitenin arasına uykuya ait yavaş dalgaların karıştığı mikro uyku dediğimiz  saniyelerle ölçülen uyku dönemleri saptanmıştır. Uykusuz geçen süre uzadığında bu tür uyku ataklarının daha sık ve uzun süreli olduğu görülmüştür. 

Uykusuzlukta üçüncü günün sonunda gerginlik, sinirlilik, zamanı bilememe, hayal görme, kekeleme, konuşulanları anlayamama gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Daha sonra ellerde titreme, vücutta yanma ve ağrılar, görme bozuklukları gelişmektedir.

Yıllardır hiç uyumadıklarını iddia eden kişilerde, “uyku algılama bozukluğu” denilen bir uyku bozukluğu  vardır, aslında uyuyabilen insanlardır.

Bugüne kadar insanlarda yapılabilmiş, en uzun süreli uykusuzluk deneyi 11 gün ile Amerikalı bir üniversite öğrencisinde gerçekleştirilmiştir. Denek olan öğrencinin gerçekle ilişkisinin bozulduğu, psikoza benzer bir klinik tabloya girdiği  görülerek uykusuzluk deneyi sonlandırılmıştır.

Rüyalar ve Uyku

Tarih boyunca rüyalar ilgi çeken bir konu olmuştur. İnsanoğlunun yaşamının nerdeyse üçte birini geçirdiği uyku ve rüyalar üzerine birçok insanüstü ve gizemli anlamlar yüklenmiştir. Rüya en sık yaşanan duygu kaygıdır. Erkekler kadınlara göre daha fazla saldırgan içerikli rüyalar görmektedir. Elde edilen bulgular, yaşamdakine benzer içeriğin rüyalarda sürdüğünü göstermiştir

Uyku tek bir dönemden oluşmaz, uykunun hafif uyku, derin uyku ve hızlı göz hareketlerinin izlendiği evreleri vardır. Rüyalar büyük çoğunlukla REM uykusunda görülür. Her gece yaklaşık 2 saat süren ve gecenin ikinci yarısında daha fazla olan bu dönem,  çoğunlukla rüya görerek devam eder. REM döneminde uyandırılan kişilerin %80’inin bir rüya içinde oldukları belirlenmiştir.

Yaşam boyunca rüya görülen sürenin 5-6 yıl olduğu hesaplanmaktadır.

REM uykusu ve dolayısıyla rüyalar çok önemli ve gereklidir. Rüyanın bitişinden 5 dk sonra rüyanın %50’si, 10 dk. sonra ise %90’ı unutulur. Hiç rüya görmeyen kişiler deliksiz ve derin uyuyan ve rüyalarını hatırlamayanlardır. Buna karşın çok sık rüya gören kişiler çok sık uyandıkları için rüyalarını daha çok anımsarlar. Buda zihnin yorulmasına yol açarak uykunun dinlendirici özelliklerini azaltır.

REM uykusuna girerken devamlı uyandırılarak bireylerde ertesi gün daha fazla kaygı, sinirlilik, tahammülsüzlük ve dikkati toplama güçlüğü oluşur. REM uykusu baskılandığında yeni bilgileri öğrenme ve geçen güne ilişkin bilgileri hatırlama güçlüğü yaşanmaktadır. Fiziksel beceriler zayıflamaktadır.

Bedensel ve zihinsel becerileri geliştirme çağında olan bebeklerde; uykunun  %50 kadarı  REM uykusu iken erişkinlik dönemde bu oran %25’e,  yaşlılıkta %15’lere inmektedir. 

soru - yorum

ÜCRETSİZ OTOPARK ve VALE HİZMETİ
(Kapalı otoparka LPG'li araç alınmaz.)