Uyku Apnesinin Belirtileri

http://www.ent.com.tr/m/r/sayfa/uyku-apnesi.jpg-BK5U.JPG

Uyku Apnesi nasıl fark edilir?

Solunum problemleri uykuda oluştuğu için hastanın kendisi durumdan haberdar değildir. Durumu genellikle eşi veya yakınları fark eder. En belirgin bulgu horlama arasında  nefeste duraklamalardır. Hastaların büyük çoğunluğu çok şiddetli biçimde horlar. Yakınları tarafından düzenli horlarken aniden sesin kesilmesi ile bu durumun farkına varılır.

 Nefes durması sırasında diyafram adı verilen ve akciğerlerin altında yer alan kas, nefes almak amacıyla kasılmaya devam eder. Üst solunum yolundaki tıkanıklığı yenmek için diyafram gittikçe daha fazla kasılır. Basınç daha da artınca  öncekinden daha şiddetli bir ses çıkararak (adeta kükrer gibi) tekrar solumaya başlar. Ancak bu hasta tarafından hatırlanmaz. Bu uyanıklık elektro-fizyolojik düzeyde olup sadece uyku laboratuvarında beyinden alınan kayıtlardan anlaşılabilir. 

Uyku süresince, bir kısır döngü halinde;  solunumun durması - tekrar başlaması-kısa uyanıklık-uykuya dalma şeklindeki dönemler onlarca hatta yüzlerce kez yinelenerek devam eder. 

Solunum durmalarının uzun sürmesi bazen hasta yakınlarını telaşlandırır. Uyandırmaya çalışır. Çok ileri hastalık halinde bazen hasta boğulma hissiyle  de uyanabilir.

Her Horlayanda Uyku Apnesi  Varmıdır?

Uykuda solunum durması olanların büyük çoğunluğu horlar. Ancak her horlayanda apne olmayabilir. Kesin tanı ancak konuyla ilgili uzman hekimlerin değerlendirmesi ve uyku laboratuvarında ya da evde  yapılacak uyku testleri belirlenebilir.

Uyku Apnesinde Hasta Tarafından  Fark Edilen En Önemli Belirti Nedir?

Hastalığın ilk ve en belirgin bulgusu gündüz aşırı uykululuk halidir. Hastanın, gece boyu sık olarak tekrarlanan solunum durmaları yüzünden, çok sayıda kısa uyanıklıklarla bölünmüş ve bir türlü derinleşemeyen, dolayısıyla dinlendirici olmayan kalitesiz bir uykusu vardır. Hasta hatırlamadığından ve gece olup bitenlerden habersiz olduğundan, deliksiz uyuduğunu sanır. Ancak durum böyle değildir.

 Uyku apnesinin yaşam  kalitesine  etkileri  ve  tehlikeler

Hasta ne kadar uzun süreyle uyursa uyusun, sabah hiçbir şekilde dinlenmiş kalkamaz. Gün içinde sürekli isteksiz, yorgun, halsiz ve enerjisini yitirmiş durumdadır. Başlangıçta istirahat halindeyken, otururken, toplantılarda, gazete okurken veya TV izlerken uyku atakları, hatta fırsat buldukça uyuklamalar ve kestirmeler başlar. Önceleri birkaç dakika sürer, zamanla ortam uygun olduğunda ya da hafta sonu 1–2 saat sürebilir.  Ancak süresi ne olursa olsun dinlendirici değildir, uyanınca hasta kendini sersemlemiş hissedebilir. Hastalık ilerleyince uykululuk daha da artar, uygun olmayan ortamlarda, sinema-tiyatro gibi toplu yerlerde, iş görüşmesinde veya misafirlikte, hatta telefonla konuşurken ve en önemlisi direksiyon başında uyuklamalar başlar. Önemli iş ve trafik kazaları meydana gelebilir.

Hastalık, toplumun büyük bölümünü etkilemesine rağmen hekime başvuru azdır ve tanı gecikir. Çoğu hasta ve yakın çevresi, uzun süreden beri devam eden bu durumu kanıksar, neredeyse normal ve onun kişisel özelliği gibi kabul ederler. Önemli sayıda hasta, halsiz ve isteksiz görünümlerinden dolayı yanlışlıkla depresyon tanısı ile tedavi edilmeye çalışılır. Üstelik insanlar genellikle aşırı uykulu olduklarını kabullenmezler; bunun tembellik gibi algılanacağından endişe ederler. Durumlarını yaşam şartlarının zorluğu, aşırı stres, günün yorucu geçmesi gibi nedenlerle açıklamaya çalışırlar.

Apne-hipopne indeksi;

5–15 arasındaysa hastalık hafif düzeyde,

15–30 arasındaysa orta düzeyde,

30’un üzerindeyse ileri düzeyde demektir.

soru - yorum

ÜCRETSİZ OTOPARK ve VALE HİZMETİ
(Kapalı otoparka LPG'li araç alınmaz.)