e-Randevu
facebook twiter youtube Google Plus

UYKU APNE SENDROMUNUN NEDEN OLABİLECEĞİ HASTALIKLAR

 Uykuda ani ölüm

 Beyin damar tıkanıklıkları ve inme

 Uykuda kalp krizi ve kalp damar hastalıkları 

 Kalp yetersizliği 

 Hipertansiyon

 Kalp ritim bozukluğu

 Kalpten akciğere giden damarın hipertansiyonu    (pulmoner hipertansiyon)

 Diabetes Mellitus (Şeker hastalığı)

 Akciğerde bronş hassasiyeti artışı ve astım

 Gastroözefajiyal Reflü hastalığı

 Cinsel istekte azalma ve iktidarsızlık
 


Hipertansiyon: Çağımızın hastalığı olan yüksek tansiyon ile günümüzün popüler hastalığı olan uyku apne sendromunun birbirleri ile ilgili olduğu anlaşılmıştır. Uyku apne sendromlu hastaların yarısından çoğunda hipertansiyon vardır. Apnenin ağırlığı arttıkça hipertansiyon sıklığı da artar. Hastaların kan basıncı sabaha doğru oldukça yüksektir ve tipik olarak hastaların çoğu tansiyon ilacına rağmen yüksek tansiyonlarının tam olarak kontrol altına alınmadığından yakınırlar.

Uyku apne sendromunun tedavisinden sonra tansiyon ilaçlarının dozu bazen azaltılır hatta bazen de ilaca ihtiyaç kalmayabilir.

Kalp krizi ve koroner arter hastalığı: Uyku apne sendromu ile koroner kalp hastalığı ve kalp krizi arasında belirgin ilişki vardır. Kalp krizi geçiren hastaların %35–65’ inde uyku apne sendromu saptanmıştır. Uyku apnesi tedavi edilen koroner kalp hastalarında tedavi edilmeyenlere oranla 5 yıllık yaşam süreleri incelendiğinde ölüm oranları arasında 6,5 kat fark olduğu saptanmıştır.

Aritmi (Kalp ritm bozukluğu): Uyku apne sendromlu hastalarda basit formlardan en ciddi formlara kadar değişik kalp ritm bozuklukları izlenebilmektedir.

Kalp yetmezliği: Uyku apne sendromu tedavi edilmediği taktirde kalp yetmezliğine yol açabilmekte yada var olan kalp yetersizliğinin tedavi edilmesini güçleştirmektedir. Kalp yetmezliği nedeniyle Cheyne Stokes solunumu adı verilen ayrı bir uykuda solunum bozukluğu da görülmektedir.

Pulmoner hipertansiyon (Akciğer damarı hipertansiyonu): Pulmoner hipertansiyon genellikle kronik bronşite bağlı gelişmekle birlikte gece boyunca tekrarlayan kan oksijen düzeyi düşüşünün bu hastalığın oluşumunda sorumluluğu olduğu düşünülmektedir.

Cinsel Yaşamda Bozukluk: Horlama ve uyku apnesi olanlarda cinsel yaşam normal insanlara göre daha kötüdür. Eşi horlayan ve apnesi olan 1000’in üzerindeki kadınla yapılan bir araştırmada apne ve horlaması olanların eşlerinin %81’i uykularından hoşnut olmadıklarını, bu nedenle de gündüzleri yorgun ve keyifsiz hissettiklerini söylemektedirler. Hasta eşlerinin %70’i çözüm olarak başka odada yatmayı tercih ettiklerini ifade etmektedirler,  50 yaşın üzerinde erkeklerin %50’sinde horlama, %10’unda da uyku apnesi vardır. Yani en iyi ihtimalle bile her 2 çiftten birisi uyku sorunu yaşamaktadır.

Uyku apne sendromu başta olmak üzere bazı uyku hastalıkları erkeklerde ve kadınlarda cinsel istek azalmasına neden olmaktadır. Horlama ve uyku apne hastalarının bir kısmı hekime cinsel yetersizlik sorununu araştırırken ulaşırlar. Uyku apne sendromu tanı ve tedavisini takiben de cinsel sorunları çoğunlukla ek bir tedavi gerekmeksizin kendiliğinden düzelir.