e-Randevu
facebook twiter youtube Google Plus

NE ZAMAN BİR UYKU MERKEZİNE BAŞ VURULUR

 

 

 

 

 

 

 

 

Uyku merkezine  başvurmak için önemli belirtiler

Şiddetli horlamayla birlikte, sabah şiddetli ağız kuruluğu, dinlenmemiş olarak yorgun uyanma, başağrısı, gündüz aşırı uykululuk hali

Eskiye oranla daha sinirli ve daha tahammülsüz olma

Sinirlilik, stres ve  anksiyetede artış

Konsantrasyonu sürdürmede güçlük

Çocuklarda okul başarısının düşmesi

Unutkanlık

Eskiden olmadığı halde gece bir veya daha fazla kez tuvalete kalkma

Yine eskiye oranla belirginleşen ve iklim şartlarıyla açıklanamayan gece terlemeleri

Cinsel istekte azalma

 

Uyku apnesinin en önemli etkileri nelerdir?

Her şeyden önce aşırı uykululuk hali okul veya iş verimini düşürmekte, önemli işgücü kaybına neden olmakta, dikkatsizlik ve konsantrasyon eksikliği nedeniyle önemli iş kazalarına neden olmakta, en önemlisi trafik kazalarına yol açmaktadır. A.B.D.’de yapılan araştırmalar, özellikle uzun yol ve ağır vasıta şoförlerinin yaptığı kazaların yarısına yakın bölümünden,    uyku apnesinin  sorumlu olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bilgiden yola çıkarak, ülkemizdeki trafik kazalarının da önemli bir kısmının altında bu hastalığın yattığını düşünmek yanlış olmayacaktır!

 

Nefes durmalarının süresine bağlı olarak, normalde kanda %97–98 oranında olması gereken parsiyel oksijen basıncında önemli düşmeler meydana gelmekte, ağır olgularda bu oran %50’nin bile altına inebilmektedir. Bu da hayati organlara (kalp-beyin gibi) daha az oksijen gitmesi demektir. Buna bağlı olarak miyokard infarktüsü ve özellikle gece gelişen inme (felç) riski artmaktadır.

 

Ayrıca uykudaki nefes durmaları sırasında veya sonunda kalp atımında düzensizlikler (hatta ilerlemiş olgularda kısa sureli durmalar), nabız hızında ve kan basıncında önemli değişiklikler (yükselmeler) olmakta, yıllar içinde bunlar kalıcı bozukluklara neden olmaktadır.

 

Gerçekten de uyku apnesi olan  hastalarda miyokard infarktüsü, felç ve hipertansiyon oranı, aynı yaş grubundaki diğer kişilere göre daha yüksek bulunmaktadır. Yeni araştırmalar, esansiyel (nedeni belirlenemeyen) hipertansiyon olgularının %30-50’sinde  uyku apnesi  varlığını göstermektedir!

 

Kısacası kalp-dolaşım sistemi ve beyinle ilgili hayati önem taşıyan hastalıkların ortaya çıkmasında bu hastalığın rolü çok önemlidir; bu yüzden apne tanısının gecikmemesi ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir!