e-Randevu
facebook twiter youtube Google Plus

İŞİTME AZLIĞINA BAĞLI KONUŞMA BOZUKLUKLARI

İşitme bozuklukları doğuştan ya da sonradan geçirilen hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. İşitme bozukluğunun derecesi ve tipi çocuğun konuşma gelişimini farklı şekilde etkileyecektir. Aynı zamanda uygulanacak tedavi yöntemleri de buna bağlı olarak farklılaşacaktır. İşitme kaybının teşhisi ne kadar erken yaşta sağlanırsa, tedavinin ve bireyin konuşma gelişiminin o kadar sağlıklı olacağı unutulmamalıdır. Yani, işitme kaybında erken teşhis çok önemlidir. Özellikle ilk iki yaş, çocuğun konuşmasını geliştirebilmesi için en önemli dönemdir. Aile çocuğun büyümesini ve gelişmesini dikkatli bir gözlemle takip ediyorsa, işitme kaybı erken dönemde teşhis edilebilir. Çocukların işitme duyusunu değerlendirmek için artık büyümelerini beklemek gerekmez. Yaşamın ilk günlerinde uygulanabilen otoakustik emisyon (OAE) ve BERA gibi testler ile yeni doğan bir bebeğin işitme engelini saptamak mümkündür. Doğduktan sonra en geç 6 ay içinde işitme engeli tanısı konan ve işitme cihazı uygulanıp işitme ve konuşma eğitimi alan bebeklerin konuşma becerisi normal işiten yaşıtlarına benzer düzeyde gelişebilir. İşitme kaybı olan çocukların, işitme seviyesinin düzenli olarak kontrol edilmesi gereklidir. Kontrollerde yapılan işitme testleri ile çocuğun işitmesinde olabilecek değişiklikler tespit edilir.

Çok sık orta kulak iltihabı ve kulakta sıvı birikimi gibi hastalıklar sonucunda oluşan hafif işitme azlıkları olan çocuklarda, konuşmaları ve sesleri duyup tepki verdiklerinden genellikle işitme kaybı çok geç fark edilir. Bu gibi durumlarda en sık gözlenen belirtiler “çocuğun işine geleni duyuyor, işine gelmeyeni duymazmış gibi” bir izlenim yaratması, konuşurken bazı sesleri yanlış söylemesi ya da önceden doğru söylediği ses ve sözcükleri hafif hatalı söylemeye başlamasıdır.

Çocuklar için normal kabul edilen +15 dB'i aşan çok hafif derecedeki işitme kayıpları bile çocuğun konuşmayı anlama ve öğrenme yeteneği, işitme kaybının derecesine göre değişik ölçülerde etkilenecektir.

Ne Zaman Terapiye Başlanmalıdır?

İşitme kaybı teşhis edilip cihazlandırması yapılan çocuklar hiç vakit kaybetmeden terapiye başlamalıdırlar. İşitme kaybı olan çocukların terapisinde; öncelikle konuşma terapisti, işitme engelliler öğretmeni, psikolog gibi uzmanları tarafından değerlendirilmelidir. İşitme cihazı ile duyabilen çocuklarda, öncelikle ses eğitimi, dinleme becerilerinin geliştirilmesi, sıra alma davranışlarının öğretilmesi gereklidir. Bu eğitimler işitme engelliler öğretmeni ya da özel eğitimciler tarafından yapılır. Bu eğitimlerin devamında, dil gelişimi ve konuşma seslerinin öğretilmesinde dil ve konuşma terapistinden yardım almalıdır.

İlköğretim ve lise düzeyindeki işitme engelli çocuklara eğitim veren İşitme engelliler öğretmeninin yanı sıra dil ve konuşma terapistininde devreye girmesi ve terapi yapılması gerekebilir.

Total kaybı olup işitme cihazından yararlanamayan ve koklear imlant yapılmamış olanlarda işaret dili ve dudak okumanın öğretilmesi gerekebilir.