Horlama ve Apnede Damak Ameliyatları

Damak ve yutağa uygulanan ameliyatlar

Pek çok  farklı yumuşak ve sert damak müdahale teknikleri  vardır.

 Ameliyatlarda, klasik bistüri-makas yönteminin yanısıra radyofrekans, lazer ve benzeri yöntemler ile uygulanabilir

Klasik Ameliyatlar

Laser Ameliyatları

Radyofrekans Ameliyatları

Damak İmplant uygulamaları

Uyku apnesi ve horlamada damak ve yutağa uygulanan değişik ameliyat seçenekleri vardır. Ancak bu ameliyatlar rastgele yapılmaz. Uyku Uzmanı tarafından değerlendirilmesi, gerekli görülürse uyku incelemesinin yapılması sonrasında KBB uzmanı tarafından ameliyat planlaması yapılması gerekir.

Damağa  uygulanan ameliyat teknikleri ; cerrahın insiyatif kullandığı, sonuçlar açısından anlamlı fark yaratmayan, herbirinin artı ve eksilerinin bulunduğu alet kullanım ve yöntem farklılıklarıdır. İhtiyaç halinde birden fazla alet ve yöntem beraberce kulanılabilir.

Uvulopalatoplasty; Küçük dilin tamamı yada bir kısmının  ve yumuşak damağın alt bölümünün alınıp damağın küçültülmesi

Uvulopalatofarengoplasti; uvulopalatoplasti ameliyatına  ilave  bademciklerin alınması ve yutak yan duvarlarının gerginleştirilmesi

Palatoplasti; yalnız yumuşak damağa müdahale edilmesi

lateral farengoplasti;, yalnız yutak yan duvarlarının gerginleştirilmesi

uvuloplasti, yalnız küçük dilin küçültülmesi

sfinkteroplasti küçük dilin yanlarına gerginleştirme yapılması

anterior palatoplasti  yumuşak damak orta bölümünden küçük dil ve çevresine  dokunmaksızın şerit çıkarılması,

transpalatal ilerletme sert damak kemik yapısının kısaltılması

Radyofrekans Somnoplasti yumuşak damak dokusuna radyofrekans dalgaları verilmesi

 

Damağa Uygulanan  Başlıca  Ameliyatlar 

UPPP (uvulo-palato-farengo-plasti): Klasik Cerrahi yöntemler arasında en sık uygulananı UPPP (uvulo-palato-farengo-plasti) ameliyatıdır. Bu ameliyat, basit horlamada uygulananlara göre daha kapsamlı ve ciddidir. Küçük dil ve yumuşak damak başta olmak üzere üst solunum yolundaki yumuşak dokuların fazlalıklarını azaltma ve dokuları gerginleştirme amacını taşır.

Laser-assisted uvulopalatoplasti (LAUP): Laser  kullanılarak uydulanan bir damak   ameliyatıdır. Horlama ve obstrüktif uyku apne hastalığı olan hastalara uygulanır. Bu tür cerrahi yöntemler belirli hasta guruplarında özelliklede Apne-hipopne indeksi 30’un altında olan genç hastalarda ve CPAP aletine uyum sağlayamayan ya da kullanmak istemeyenlerde uygulanmaktadır.

Damağa İmplant Uygulanması: Genel ve sınırlı uyuşturma ile yapılabilen basit ve minimal bir operasyonla horlama ve uyku apnesini azaltan bir tedavi yöntemidir.

Özellikle damak kaynaklı horlama ve hafif apneli hastalarda başarı şansı olan bir yöntemdir. Ancak damak dışı sorunları da olan hastalarda tek başına etkili değildir.

Horlamaya neden olan yumuşak damak şişlik ve sarkmalarında, titreşimi azaltmak ve hava yolunun kapanmasını önlemek için yumuşak damağa, medikal materyallarden üretilen örgü çubuklar yerleştirilmektedir. Damağın doğal dokusu ile örgü çubuklar arasında oluşan bağ dokusu ve sertleşme yumuşak damağa yapısal bir destek verir.

Kullanılan implantlar; doku içine yerleştiği için görünmezler. Konuşurken, yutkunurken düşmeyecek şekilde tasarlanmıştır. Yemek ve günlük işlerde kısıtlamaya gerek yoktur.

 

Damağa  Radyofrekans Somnoplasti: Radyofrekans dalgalarıyla çalışan ve adına somnoplasti denilen bir yöntem son zamanlarda oldukça sık kullanılmaya başlanmıştır. Bu uygulamada doku içerisine özellikle yumuşak damak dokusuna radyofrekans dalgaları verilmektedir Radyofrekans enerjisi ile hedef dokuda ısı oluşturarak hacim küçülmesi sağlanan cerrahi bir yöntemdir. Çok düşük düzeyde radyofrekans enerjisi kullanılır. İyileşme esnasında oluşan nedbe dokusundan faydalanılmaktadır. Damak kısmına 3 değişik noktadan 700 joules enerji verilmektedir. Bu uygulamaların her biri 2-3 dakika sürer. Bu şekilde yumuşak damak yukarı çekilir, solunum rahatlar. Bu yöntem muayenehane ortamında lokal anestezi ile oldukça acısız şekilde uygulanır.

Radyofrekans somnoplasti alınan sonuçlara ve ihtiyaca göre iki ya da üç kez tekrarlanabilir. Bu yöntem sadece hafif apne veya basit horlama yaşayan hastalarda kullanılmaktadır. Orta veya ileri derecedeki apne hastalarında faydalı değildir.

Yumuşak damağa uygulanan bistüri, lazer veya koter gibi aletlere karşı uygun vakalarda radyofrekansın uygulamasını cazip kılan en önemli etken ağrının diğer yöntemlere göre daha az olmasıdır. Uygulamayı takiben 48 saat süresince hafif ağrı olabilir. Bu ağrı basit ilaçlarla kontrol altına alınabilir. Uygulama sonrası kanama veya enfeksiyon olmaz. Sadece operasyon sonrası 1-2 gün boğazda dolgunluk hissi yaşanır.   Yumuşak damak fonksiyonlarında herhangi bir kayba yol açmaz. Gereken durumlarda ek olarak aynı seansta burun etlerine de radyofrekans uygulanarak burun tıkanıklığı gibi problemler de giderilebilir.

 

Radyofrekans ile burun, damak, dil kökü ve bademcik ameliyatları

http://www.ent.com.tr/m/r/haber/radyofrekans.jpg

Radyofrekans dalgaları ile küçük dil, yumuşak damak, dil kökü ve bademcik müdahaleleri, bu alanda geliştirilmiş en yeni tekniklerden biridir.

Burun eti denen konkalardaki şişliklerin yol açtığı burun tıkanıklıklarına, yumuşak damak sarkmalarına, dil kökü ve bademcik büyümelerine bağlı oluşan horlamaların ve hafif apnelerde  radyofrekans dalgalarıyla ameliyatlar yapılabilir.

Radyofrekans amacıyla değişik standartlarda aletler kullanılmaktadır. Gelişmiş cihazlarla, verilen enerjinin kontrolü, doku direncinin ve mukozal yüzey-derin doku sıcaklığının takibi yapılarak olası komplikasyonlar azaltılmaktadır.

Radyofrekans işlemleri genel veya lokal anestezi (bölgesel uyuşturma) altında kısa sürede yapılabilir.

Radyofrekans uygulamalarında bazen 2.-3. seanslar gerekebilmektedir. Uygulamadan sonra tedavi etkisinin ortaya çıkması için 4–6 hafta geçmesi gerekir.

Radyofrekans tekniğinin avantajları;

  • Lokal anestezi ile uygulanabilen bir yöntem oluşu,
  • Postoperatif ağrının çok az oluşu,
  • İş gücü kaybının olmayışı,
  • Yutkunma ve konuşmanın etkilenmemesi,
  • Çevre dokuda hasar olmayışı,
  • Enfeksiyon riskinin olmayışı,
  • Doku hacmini azaltıcı etkisi oluşu,
  • Kontrol edilebilir oluşu,

Radyofrekansın dezavantajları

  • İlave maliyet,
  • Birden fazla uygulama gerektirebilmesi
  • İleri vakalarda başarı oranının düşük oluşu

Uygulama alanları

  • Yumuşak damak,
  • Tonsil dokusu,
  • Dil kökü,
  • Konka,

Radyofrekansın endikasyonları;

  • Horlama
  • Hafif derecedeki uyku apnesi
  • Burun eti büyümeleri
  • Tıkayıcı bademcik büyümeleri
  • Dil kökü büyümesi

Radyofrekansın aletleri ve Radyofrekans uygulanışı;

Radyofrekans uygulamalarında farklı markaların değişik standartlarda aletleri kullanılmaktadır.

Cihazlarda enerjinin kontrolü, sıcaklığın kontrolü, doku içi ve mukozal yüzey sıcaklığının takibi, doku direncinin takibi komplikasyonları önlemesi açısından önemlidir.

En çok tercih edilenler içinde doku ısısının monitörize edilebildiği, kontrollü, dolayısıyla dokuda yanık oluşturmayan güvenli olan cihazlardır.

Lokal ya da genel anestezi takiben özel uç kullanarak enerjinin verilir.

Uygulama sırasında mukozada beyazlaşma olmamasına yani yüzeye yakın olmamaya dikkat edilmelidir. Aynı zamanda elektrodun ölçtüğü iç ve dış sıcaklıklar monitörden takip edilerek, aradaki sıcaklık farkının belli bir düzeyde kalması ve doku direncinde artış olmamasına özen gösterilmelidir. İşlem süresi oldukça kısadır; 8-10 dakika içerisinde tamamlanmaktadır.

Uygulamayı takiben postoperatif dönemde 48 saat süresince hafif ağrı olabilir ve bu ağrı analjeziklerle kontrol altına alınabilir. Yumuşak damak ve özellikle küçük dil uygulamalarında ödem oluşabilir.

Radyofrekans uygulaması gerekli durumlarda ortalama 2-3 kez tekrar yapılabilir.

Horlamada yaklaşık % 70 oranında azalma başarılı olarak değerlendirilir.

soru - yorum

ÜCRETSİZ OTOPARK ve VALE HİZMETİ
(Kapalı otoparka LPG'li araç alınmaz.)