e-Randevu
facebook twiter youtube Google Plus

BOĞAZ VE GIRTLAK KANSERİ - SİGARA İLİŞKİSİ

Kanser-Sigara İlişkisi / Sigaradan Kurtulma

Tütün özellikle baş-boyun bölgesindeki kanserlerin en önemli nedenlerindendir.

Baş ve boyun kanserlerinin %30 kadar bir kısmı sigara kullanımı ile ilişkilidir. Sigara içilme süresine, günlük içilen sigara sayısına, sigaranın özelliğine göre de kanser gelişim oranı değişir. Filtresiz sigaralarda risk daha fazladır.

Solunum yolunun ilk durağı olan gırtlak, sigara dumanıyla sürekli temas halindedir ve sigara bağımlılarının gırtlak muayenelerinde kronik değişikliklere rastlanır. Ses tellerinin parlak canlı renkleri yerini gri mat bir görünüme bırakır. Genellikle sık sık yaşanan ses kısıklıklarının nedeni buradaki kronik tahrişe bağlı şişliktir. Zaman içerisinde buradaki hücrelerde geri dönüşümsüz değişiklikler başlar ve kanser oluşabilir. Gırtlak kanserinde, ses kısıklığı gibi şikâyetler hastalığın hemen başlangıcında oluştuğundan erken tanı ve erken tedavi imkânı diğer kanser tipleriyle karşılaştırıldığında son derece yüksektir. 

Tümör en sık ses telleri üzerinde oluşmasına rağmen bazen gırtlaktaki diğer yapılardan ve kıkırdaklardan kaynaklanabilir. Bu durumlarda şikâyet nadir de olsa ses kısıklığından çok yutma güçlüğü ya da sadece kulağa vuran ağrı şeklinde olabilir. Özellikle sigara içimi gibi çok ciddi bir risk faktörü olan insanların bu tip şikâyetleri önemseyip mutlaka doktora başvurmaları gerekmektedir.

Sigara çok sayıda kanser yapıcı bileşik içeren bir karışımdır. Sigara dumanında; hidrokarbonlar, nitrozaminler, aromatik aminler, aldehitler, uçucu karsinojenler, inorganik bileşikler ve radyoaktif maddeler dahil 50’ye yakın kanser yapıcı madde tanımlanmıştır. Bu maddeler hücrelere ve içindeki yapılara bağlanarak hasara uğratırlar ve hücrelerde kontrolsüz çoğalma başlar.

10 yıldan fazla sigara içenlerde, içmeyenlere göre kanser gelişme riski 10-15 kat fazladır.

Her yıl ABD’de 200.000’den fazla insan sigara ile ilişkili hastalıklardan ölmektedir. Yasakların da etkisiyle sigarayı bırakan Amerikalı sayısı artmakla beraber, dumansız tütün, çiğnenebilir tütün kullanımına yönelim hızlanmıştır. Bu durum akciğer kanser riskini azaltmış ancak ağız içi kanserlerini artırmıştır.

Sigara erken yaşlanma, kanser, kalp-damar hastalıkları, cildin bozulması yanında en sık akciğer ve gırtlak kanserine yol açmakla birlikte vücudumuzun birçok organında oluşan kanserlerin de sorumlusudur.

Sigara içenlerin bu hastalıklar nereden de çıktı deyip şaşırmaları anlamsızdır. Aslında sigara içenler tüm bunları bilerek içmektedir. Bu gerçekler artık sigara paketlerinde dahi yazmaktadır. Bunlar gerçek olmasa uluslararası dev sigara şirketleri paketler üzerine bu uyarıların yazılmasına asla izin vermezlerdi.

 

Sigaradan Kurtulma

Sigara tiryakileri arasında yapılan bir araştırmada yüzde 80’inin sigarayı bırakmayı istedikleri, üçte birinin en az üç kere ciddi bırakma deneyimi yaşadıkları ortaya çıkmıştır. Ancak hala 60 yaşından önce sigaradan kurtulma oranı yüzde 50’nin altındadır. Kurtulamayanların yarısı da sigaraya bağlı nedenler yüzünden ölmektedir.
Elbette psikolojik olduğu kadar fiziksel bağımlılığı da olan nikotinden kurtulmak için öncelikle karar vermek gerekir.

 

Sigarayı bırakmak isteniyorsa: 

•Neden sigarayı bırakmak istediğinizi maddeler halinde notlar alarak sıralamak,
•Sigarayı bırakmak için kesin bir tarih belirleyip bunu çevrenizdekilerle paylaşmak,
•Daha önceki sigara bırakma deneyimlerinde neden başarılı olamadığınızı irdeleyerek aynı hataları  yapmamak,
•İlk günlerin zor geçeceğini baştan kabullenerek kendinize sigarasız yeni bir yaşam ortamı hazırlamak,
sigaradan kurtulmayı daha kolay hale getirilebilir.

Nikotinin fiziksel bağımlılığı nedeniyle yoksunluk belirtileri arasında gerginlik, baş dönmesi, dikkat dağılması, fazla uyuma veya uykusuzluk, sigara içme isteği, iştah artması ve kilo alma gibi belirtiler bulunmaktadır. 

Ancak tüm bu yoksunluk belirtileri geçicidir ve iyileşme belirtileri de sigarayı bırakır bırakmaz başlamaktadır. Sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra vücudunuzda oksijen artışı olur. 48 saat içinde nikotin ürünleri vücudunuzdan atılmaya başlar. Akciğerler temizlenmeye başladığı için birkaç ay öksürük sürebilir. Tat ve koku alma duyularında düzelme başlar. Yaklaşık bir yıl içinde de kalp krizinden ani ölüm riski sigara içenlere göre neredeyse yarı yarıya azalır.
     
Sigara bırakma konusunda en önemli faktör kişinin kendisidir. Ancak doktordan ve çevreden destek almak bu bağımlılıktan kurtulmada yardımcı olacaktır. Hep sigaranın kişinin kendi sağlığına zararlı olması yanında, pasif sigara içiciliği de göz ardı edilemeyecek riskler içermektedir. Bu nedenle sigara bağımlılığının sadece bireysel değil sosyal bir hastalık olduğu unutulmamalıdır. Bu konuda sigara içen ve içmeyen herkese görev düşmektedir.